Kısa yanıt
Sağlık kuruluşlarının açıklamalarına göre, düzenli dezenfekte edilen havuz suyunun kendisinin koronavirüs bulaştırdığına dair bir kanıt bulunmuyor; dikkat edilmesi gereken asıl konu havuz çevresindeki kalabalık ve yakın temastır. İşletmeler için temel önlem, klor ve pH değerlerini sürekli hedef aralıkta tutmak, ölçümleri kayıt altına almak ve kişi sayısını sınırlamaktır. Sağlıkla ilgili kararlarda Sağlık Bakanlığı'nın güncel duyuruları esas alınmalıdır.
Hazırlayan: Sinada Kimya Teknik Ekibi · Son güncelleme: 26 Eylül 2026
Ülkemizde ve dünyada hızlı yayıla ve inlerce kişinin ölümüne sebep olan korona virüsü salığını şimdilerde yüzme sporlarını yapan kişilerin endişesi olmaya başladı. Deniz ve havuzlarda yüzme sporu ile uğraşan kişilerin en çok araştırdığı konuların başına havuz suyundan korona virüsü bulaşır mı sorusu olmaktadır.
Çok ciddi ve insan hayatı için çok önemli olan bu konu üzerinde durulması ve tedbir alınması gerekenler konular arasında yer alıyor. Her ne kadar korona virüsünü havuz ya da deniz suyundan kişiden kişiye geçeceğine dair kesin bir kanıt bulunmamışsa da bu hastalığa yakalanmış ve enfekte olmuş birinin havuz ve deniz sularından uzak durmanız önemle rica olunur.
Çünkü enfekte olan bir kişinin yüzmesi sırasında nefesinden ya da ağzından damlacıkları aksama korna virüsü bulaşma ihtimalini akıllara getiriyor. Öte yanda yüzme sırasında kişiler arasındaki sosyal mesafeyi iyi koruması çok önemlidir.
Havuzlar Denize Göre Yüksek Risk Gurubunda
Salgın hastalığın devam ettiği şu günlerde havuz suyu denize göre daha fazla risk gurubunda yer alıyor çünkü denizde düzenli su akımı olur ve deniz kendi kendini temizleyebilir. Fakat havuz suyunda böyle bir durum söz konusu değildir.
Havuz suyu düzenli olarak dezenfektan yapılırsa ve klorlanırsa o zaman daha güvenli olur bakımı ve temizliği yapılan ve ph değeri ile klor değeri iyi ayarlanırsa bit havuz suyunda virüsün ve diğer bakterilerin yaşama şansı %0‘dır
Denizin Tuzlu Olması Korona virüsü Etkisiz Bırakır
Uzmanlar tuzun korona virüsün üzerinde yakıcı etkisini olduğunu belirtmiştir. Dolayısı ile deniz suyundaki tuz oranın yüksek olduğundan dolayı korona virüsü yok edeceği söylenmektedir. Fakat havuz suyunda tuz bulunmamaktadır. Bu nedenle yüzmek isteyen kişileri havuz suyu değil de deniz suyu tercih etmeleri daha yararlı olacaktır.
Ayrıca uzmanlar oda sıcaklığında korona virüsün suyun içerisinde bile 12 saat yaşayabileceğiniz söylemiş ve kapalı yüzme havuzlarından uzak durulması gerektiğinin de önemli bir önlem olduğunu belirtmiştir. Ayrıca havuzda yüzmek isteyenler kalabalık olmayan saatlerde gitmesi da korona virüsün bulaşmasını engelleyebilir.
Sık Sorulan Sorular
Hastalık belirtisi olan biri havuza girebilir mi?
Girmemelidir. Ateş, öksürük gibi belirtileri olan ya da bulaşıcı bir hastalık tanısı almış kişilerin iyileşene kadar ortak havuzları kullanmaması, hem kendisi hem de diğer yüzücüler için doğru bir önlemdir. Otel ve tesis havuzlarında bu kuralın giriş panolarında ve personel bilgilendirmelerinde açıkça yer alması önerilir. Güncel kurallar için Sağlık Bakanlığı duyuruları esas alınır.
Salgın dönemlerinde havuz işletmeleri hangi hijyen önlemlerini almalıdır?
Temel adım, suyun dezenfeksiyonunu kesintisiz sürdürmektir: serbest klor ve pH gün içinde düzenli ölçülür ve kayıt altına alınır. Havuza girmeden önce duş alınması sağlanır, aynı anda havuzda bulunan kişi sayısı sınırlanır; şezlong, merdiven tutamağı ve soyunma alanları sık temizlenir. Kapalı havuzlarda havalandırmanın yeterli çalıştığı da ayrıca kontrol edilmelidir.
Havuz suyunda klor ve pH hangi aralıkta tutulmalıdır?
pH 7,2–7,6 aralığında tutulmalıdır; bu aralıkta klor verimli çalışır. Özel havuzlarda serbest klor için 1–3 ppm hedeflenir; umuma açık havuzlarda ise ilgili yönetmelikte belirtilen sınır değerler esas alınır. Ölçüm sıklığı kullanım yoğunluğuna göre artırılmalı; halka açık havuzlarda günde birkaç kez ölçüm yapılıp sonuçlar kayıt altına alınmalıdır.
Havuzda kalabalık saatlerden kaçınmak neden önerilir?
Kalabalık saatlerde yüzücüler arasındaki mesafe azalır, yakın temas artar. Ayrıca yoğun kullanım suya taşınan ter, kozmetik ve organik kir yükünü yükseltir; klor hızla tükenir ve değerler kısa sürede hedef aralığın altına düşebilir. Bu nedenle yoğun saatlerde hem kişi sayısının sınırlanması hem de klor ölçümlerinin sıklaştırılması önerilir.